Travma Sonrası Stress Bozukluğu

by admin

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) travmatik yaşam olaylarına maruz kaldıktan sonra ortaya çıkan ve bir aydan uzun süren özgül birtakım semptomların gelişmesiyle kendini gösteren bir ruhsal bozukluktur. TSSB belirtilerini; yeniden yaşantılama semptomları, kaçınma davranışları, bilişlerde ve duygu durumda olumsuz değişiklikler ve artmış uyarılmışlık semptomları olarak dört ana küme altında toplamak mümkündür. Bu belirtilerin genellikle travmadan birkaç hafta ya da birkaç ay sonra ortaya çıkması beklenir. TSSB tanısı konması için belirtilerin bir aydan uzun süredir var olması gerekmektedir.

Travma ile ilişkili olaylara dair yeniden yaşantılama belirtilerinin varlığı çocuklarda en sık görülen belirti grubudur. Travmatik olayla ilişkili fizyolojik tepkilerin eşlik ettiği yeniden yaşantılama, olayın yaşandığı andaki korku ve paniğin rahatsız edici bir şekilde bilişsel ve duygusal olarak tekrar tekrar yaşanmasıdır. Bilişsel yeniden yaşantılama, geri dönüşler (“flashbacks”) ve rüyalarla travmanın yineleyici bir biçimde yaşanmasıdır. Bu durum çocuklarda yaşadıkları travma temalı tekrarlayıcı oyunlar şeklinde de görülebilmektedir. Örneğin; ciddi bir hastalık geçiren çocuk tekrar tekrar doktor ve hasta temalarını canlandırabilir ya da cinsel istismara maruz kalmış bir çocuk cinsel içerikli oyunlar oynayabilir.

Duygusal yeniden yaşantılama, nedeni belirsiz korkular, öfke, kaygı veya huzursuzluk hissetme şeklinde ortaya çıkabileceği gibi çözülme belirtilerinin varlığıyla da görülebilir. Travmayı hatırlatan ya da çağrıştıran iç ve dış uyaranlar sonrası konsantrasyon güçlüğü, baş ağrısı, uykusuzluk, gastrointestinal sistem yakınmalar, taşikardi gibi fizyolojiyle ilgili belirgin tepkiler gösterme de yeniden yaşantılama belirtilerinden kabul edilir.

Bu travmatik yaşantıların sıkıntı verici olmaları, kişinin bunlar üzerinde kontrol sağlayamaması ve parçalı halde yaşanması gibi sebepler kişinin bu olayla ilişkili durumlardan kaçınmasına yol açar. Travmanın hatırlanmasına sebep olabilecek her türlü söz, hareket veya durumdan korku duyulur. Travmatik olayla ilgili veya bu durumu çağrıştıran düşüncelerden, duygulardan, etkinliklerden, bireylerden, anılardan ve diğer hatırlatıcılardan kaçınma ya da bunlardan uzak durmaya çalışma görülür. Kaçınma sadece tek başına bir semptom olarak kalmayıp etkinliklere katılmada azalma, kişiler arası ilişkilerden uzaklaşma ve yabancılaşmaya da zemin oluşturmaktadır. Çoğu zaman kaçınma davranışları çocuğun farkındalığının dışında gelişir. Çocuklarda kaçınma belirtileri kendini oyun temasında daralma, sosyal içe çekilme, duygulanımda kısıtlılık ile gösterebilmektedir.

 

TANI KRİTERLERİ

  1. Aşağıdaki yollardan biriyle (ya da birden çoğuyla), gerçek ya da göz korkutucu bir biçimde ölümle, ağır yaralanmayla karşılaşmış ya da cinsel saldırıya uğramış olma:

 

  1. Doğrudan travmatik olay(lar) yaşama.
  2. Başkalarının başına gelen olay(lar)ı, doğrudan doğruya görme (bunlara tanıklık etme).
  3. Bir aile yakınının ya da yakın bir arkadaşının başına örseleyici olay(lar) geldiğini öğrenme. Aile bireyinin ya da arkadaşının gerçek ölümü ya da ölüm olasılığı kaba güçle ya da kaza sonucu olmuş olmalıdır.
  4. Travmatik olay(ların)ın sevimsiz ayrıntılarıyla, yineleyici bir biçimde ya da aşırı bir düzeyde karşı karşıya kalma (örn. insan kalıntılarını toplayan ilk kişiler; çocuk sömürüsünün ayrıntılarıyla yeniden karşılaşan polis memurları).

 

Not: Böyle bir karşı karşıya gelme, işle ilgili olmadıkça, elektronik yayın ortamları, televizyon, sinema ya da görseller aracılığıyla olmuş ise A4 tanı ölçütü uygulanmaz.

 

  1. Travmatik olay(lar)dan sonra başlayan, travmatik olay(lar)a ilişkin, istem dışı gelen aşağıdaki belirtilerin birinin (ya da daha çoğunun) varlığı:

 

  1. Travmatik olay(lar)m yineleyici, istemsiz ve istem dışı gelen, sıkıntı veren anıları. Not: Altı yaşından büyük çocuklarda, travmatik olay(lar)ın kapsandığı konuların ya da bu olay(lar)ın birtakım yönlerinin dışa vurulduğu yineleyici oyunlar ortaya çıkabilir.
  2. İçeriği ve/ya da duygulanımı travmatik olay(lar)la ilişkili, yineleyici sıkıntı veren düşler. Not: Çocuklar, içeriği belirsiz korkutucu düşler görüyor olabilirler.

 

  1. Kişinin travmatik olay(lar) yeniden oluyormuş gibi hissettiği ya da davrandığı çözülme (disosiyasyon) tepkileri (örn. geçmişe dönüşler). (Bu tür tepkiler, belirli bir görülme aralığında ortaya çıkabilirler; en uç biçimi, o sırada çevresinde olup bitenlerin tam olarak ayırdında olmamadır.) Not: Çocuklar, oyun sırasında, örselenmeyle ilgili yeniden canlandırma yapabilirler.
  2. Travmatik olay(lar)ı simgeleyen ya da çağrıştıran iç ya da dış uyaranlarla karşılaşınca yoğun ya da uzun süreli bir ruhsal sıkıntı yaşama.
  3. Travmatik olay(lar)ın simgeleyen ya da çağrıştıran iç ya da dış uyaranlara karşı fizyolojiyle ilgili belirgin tepkiler gösterme.

 

  1. Aşağıdakilerden birinin ya da her ikisinin birlikte olmasıyla belirli, travmatik olay(lar)dan sonra ortaya çıkan, örseleyici olay(lar)a ilişkin uyaranlardan sürekli bir biçimde kaçınma:

 

  1. Travmatik olay(lar)la ilgili ya da yakından ilişkili, sıkıntı veren anılar, düşünceler ya da duygulardan kaçınma ya da bunlardan uzak durma çabaları.
  2. Travmatik olay(lar)a ilgili ya da yakından ilişkili, sıkıntı veren anılar, düşünceler ya da duyguları uyandıran dış anımsatıcılardan (insanlar, yerler, konuşmalar, etkinlikler, nesneler, durumlar) kaçınma ya da bunlardan uzak durma çabaları.

 

  1. Aşağıdakilerden ikisinin (ya da daha çoğunun) olmasıyla belirli, travmatik olay(lar)ın ortaya çıkmasından sonra başlayan ya da kötüleşen, travma olay(lar)a ilişkin bilişlerde ve duygudurumda olumsuz değişiklikler olması:

 

  1. Travmatik olay(lar)ın önemli bir yönünü anımsayamama (özellikle unutkanlık çözülmesine [dissosiyatif amnezi] bağlıdır ve baş yaralanması, alkol ya da madde kullanımıma bağlı değildir).
  2. Kendisi, başkaları ya da dünya ile ilgili olarak, sürekli ve abartılı olumsuz inanışlar ya da beklentiler (örn. “Ben kötüyüm”, “Kimseye güvenilemez”, “Dünya tümüyle tehlikeli bir yerdir”, “Bütün sinir sistemim kalıcı olarak bozuldu”).
  3. Örseleyici olay(ların)ın nedenleri ve sonuçlarıyla ilgili olarak, kişinin kendisini ya da başkalarını suçlamasına yol açan, süreklilik gösteren, çarpık bilişler.
  4. Süreklilik gösteren olumsuz duygusal durum (örn. korku, dehşet, öfke, suçluluk ya da utanç).
  5. Önemli etkinliklere karşı duyulan ilgide ya da katılımda belirgin azalma.
  6. Başkalarından kopma ya da başkalarına yabancılaşma duyguları.
  7. Sürekli bir biçimde, olumlu duygular yaşayamama (örn. mutluluğu, doyumu ya da sevgi duygularını yaşayamama).

 

  1. Aşağıdakilerden ikisi (ya da daha çoğu) ile belirli, travmatik olay(lar)ın ortaya çıkmasıyla başlayan ya da kötüleşen, travmatik olay(lar)la ilintili, uyarılma ve tepki gösterme biçiminde belirgin değişiklikler olması:

 

  1. İnsanlara ya da nesnelere karşı sözel ya da sözel olmayan saldırganlıkla dışa vurulan, kızgın davranışlar ve öfke patlamaları (bir kışkırtma olmadan ya da çok az bir kışkırtma karşısında).
  2. Sakınmaksızın davranma ya da kendine zarar veren davranışlarda bulunma.
  3. Her an tetikte olma.
  4. Abartılı irkilme tepkisi gösterme.
  5. Odaklanma güçlükleri.
  6. Uyku bozukluğu (örn. uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük ya da dingin olmayan bir uyku uyuma).
0533 234 7208