Selektif Mutizm

by admin

Selektif mutizm (SM), çocuğun kendini rahat hissettiği ortamlarda konuşabiliyorken konuşmasının beklendiği bir takım ortam ve durumlarda konuşmayı reddetmesidir. SM olan çocuklar kendilerinde kaygı uyandıran ortamlarda bulunduklarında “konuşmaz” olmayı seçerler. Bununla birlikte genellikle ev ortamlarında aile bireyleriyle konuşmakta sıkıntı yaşamazlar. Yabancı ortamlarda konuşmayı veya tanımadıkları kişilerin varlığında konuşmayı reddedeler. Bazı çocuklar dışarda sözel olarak iletişim kurmayı reddeder ancak jest ve mimik kullanımı, kafa sallama gibi sözel olmayan yollarla iletişim sağlayabilirler. Genellikle belirtiler 3-4 yaş kadar erken dönemde ortaya çıksa da aileler durumun farkına daha geç varabilir. Başlangıçta çocuğunun utangaç ya da çekingen olduğunun düşünen ebeveynler, çocuk okula başladığında mutizmin gerçek boyutlarıyla karşılaşırlar. Bu durum çocukların yaşıtlarıyla uygun ilişkiler kurmasını engelleyebileceği gibi akademik alanda sorunlar yaşamasına da neden olabilir. Hem sosyal hem akademik yaşamdaki zorluklar çocuğun okula devam etme isteğini olumsuz etkileyebilir.

Çocukların okula başladığı ilk ay daha fazla anksiyete yaşamaları muhtemeldir. Bu dönemde SM tanısı koymak için acele edilmemelidir. Ayrıca bulunduğu ortamın konuşma dilini bilmeyen çocuklar ve kekemelik gibi problemleri nedeniyle konuşmaktan çekinen çocuklar SM tanısı kapsamında değerlendirilmemelidir.

 

SM olan çocukların yaşıtlarına göre daha utangaç oldukları ve özgüvenlerinin daha düşük olduğu bilinmektedir. Ayrıca bu çocukların yaklaşık dörtte üçünde tanıya bir başka anksiyete bozukluğunun eşlik ettiği görülmektedir. Özellikle sosyal fobinin selektif mutizme sıklıkla eşlik edebildiği bildirilmiştir. Bazı olgularda ise karşıt olma karşı gelme davranışları gibi dışa yönelim belirtileri de ortaya çıkabilmektedir. SM semptomlarının zaman içinde tedavi almadan kendiliğinden düzelebildiği bilinmektedir. Ancak eşlik eden diğer kaygı bozukluğu semptomlarının genellikle devam ettiği görülür. Çocukken SM tanısı alan erişkinlerin sosyal anksiyete bozukluğu tanı kriterlerini karşılamaya devam ettikleri gözlenmiştir.

 

TANI KRİTERLERİ

 

  1. Başka durumlarda konuşuyor olmasına karşın, konuşmasının beklendiği özgül toplumsal durumlarda (örn. okulda), sürekli bir biçimde, konuşamıyor olma.
  2. Bu bozukluk, eğitimle ya da işle ilgili başarıyı engeller ya da toplumsal iletişimi bozar.
  3. Bu bozukluğun süresi en az bir aydır (okulun birinci ayıyla sınırlı değildir).
  4. Konuşamıyor olma, söz konusu toplumsal durumda konuşulan dili bilmeme ya da o dilde rahat konuşamama ile ilişkili değildir.
0533 234 7208